Girişimcilik

TÜBİTAK 1507 Desteği Nasıl Alınır? Postuby Deneyimimiz

Yazan: Şafak Tozar · · 11 dakikalık okuma

TÜBİTAK 1507 Desteği Nasıl Alınır? Postuby Deneyimimiz

Kısa cevap

TÜBİTAK 1507 (KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı), KOBİ'lerin ilk Ar-Ge projelerini hibe olarak destekleyen bir programdır: proje giderlerinin bir kısmı geri ödemesiz karşılanır ve destek oranı ile üst limit çağrı dönemine göre değişir, bu yüzden başvuru öncesi tubitak.gov.tr'deki güncel çağrı metnine bakmak şarttır. Başvurunun kabul edilmesindeki belirleyici unsur para değil, projenin "Ar-Ge niteliği"dir: mevcut yöntemlerle çözülemeyen, teknik belirsizlik içeren ve çıktısı yeni bir ürün/yöntem olan bir iş tanımlamalısın. Sıradan yazılım geliştirme, hazır teknolojilerin entegrasyonu ya da bir web sitesi/uygulama yapımı tek başına Ar-Ge sayılmaz. Süreç kabaca şöyle işler: proje tanımı ve iş paketlerinin yazılması, bütçelendirme, çevrimiçi başvuru, hakem/izleyici değerlendirmesi, kabul hâlinde dönemsel teknik ve mali raporlama. Hazırlık için 4-8 hafta, sonucu öğrenmek için birkaç ay ayırmak gerçekçidir.

Önce beklentiyi doğru kur: bu bir yatırım değil

TÜBİTAK desteğini konuşan girişimcilerin çoğu bunu bir finansman turu gibi düşünüyor ve orada yanılıyorlar. Bu bir hibe: hisse vermezsin, geri ödemezsin — ama karşılığında yaptığın işin Ar-Ge olduğunu kanıtlaman ve harcadığın her kuruşu belgelemen gerekir. Yani parayı değil, disiplini satın alıyorsun.

İkinci önemli nokta: destek, harcamanın ardından geliyor. Yani nakit akışını "para gelince yaparız" üzerine kuramazsın; önce harcayacak, sonra belgeleyip alacaksın. Bu, erken aşamadaki pek çok girişimin hazırlıksız yakalandığı yer.

Postuby'de bizim avantajımız, başvurduğumuz konuda gerçek bir teknik belirsizlikle boğuşuyor olmamızdı — hikâyeyi başvuru için uydurmadık, zaten o problemi çözmeye çalışıyorduk. Sosyal medya içeriğinin uçtan uca otonom üretimi, o dönem kimsenin hazır bileşenlerle çözemediği bir işti. Bence 1507 başvurusunun en sağlıklı hâli bu: zaten yaptığın zor işi anlatmak. Destek için proje icat edenler hem yazarken zorlanıyor hem de raporlama döneminde tıkanıyor.

Kabul edilen proje ile edilmeyen arasındaki fark

Değerlendirmenin merkezinde tek bir soru var: burada Ar-Ge var mı? Bu sorunun somut karşılığı, projende "sonucu baştan bilinmeyen" bir teknik problem bulunması. Aşağıdaki tablo, aynı işin nasıl yazıldığında Ar-Ge sayılıp sayılmadığını gösteriyor.

Ar-Ge SAYILMAZAr-Ge SAYILIR
"Sosyal medya yönetim paneli geliştireceğiz.""Marka sesini örneklerden çıkarıp, insan müdahalesi olmadan tutarlı içerik üreten bir yöntem geliştireceğiz; tutarlılığı ölçmenin yolunu da tanımlayacağız."
"Hazır bir yapay zekâ API'sini uygulamamıza entegre edeceğiz.""Farklı maliyet/kalite seviyelerindeki modelleri iş türüne göre otomatik seçen bir yönlendirme katmanı geliştireceğiz."
"E-ticaret sitemizi yenileyeceğiz.""Ürün görsellerini kullanıcı davranışına göre gerçek zamanlı kişiselleştiren bir yöntem geliştireceğiz."
"Mevcut ürünümüze yeni özellikler ekleyeceğiz.""Bugün elle yapılan X sürecini, hata oranı %5'in altında kalacak şekilde otomatikleştirmenin yöntemini araştıracağız."

Sağ sütundaki cümlelerin ortak yanına dikkat et: hepsinde bir yöntem ve ölçülebilir bir hedef var, bir ürün özelliği değil. "Ne yapacağız" değil "neyi çözeceğiz ve başarıyı nasıl ölçeceğiz" diye yaz.

Süreç: baştan sona ne oluyor?

Uygunluk kontrolü (1 gün)

Program KOBİ ölçeğindeki, Türkiye'de yerleşik sermaye şirketlerine yöneliktir ve ilk kez Ar-Ge projesi yürütecek firmalara öncelik verir. Şahıs şirketiysen ya da ölçek dışındaysan buraya değil başka programlara bakman gerekir. Güncel koşullar çağrı dönemine göre değiştiği için ilk iş tubitak.gov.tr'deki yürürlükteki çağrı metnini okumak.

Projeyi iş paketlerine bölmek (1-2 hafta)

Başvurunun iskeleti bu. Her iş paketinde ne yapılacağı, hangi belirsizliğin çözüleceği, kimin çalışacağı, ne kadar süreceği ve başarı ölçütünün ne olduğu yazılır. En sık yapılan hata paketleri fazla iri tutmak: "Geliştirme" diye 8 aylık tek bir paket yazarsan hem hakem değerlendiremiyor hem de sen raporlayamıyorsun.

Bütçe (3-5 gün)

Personel, alet-teçhizat, hizmet alımı, malzeme gibi kalemler ayrı ayrı gerekçelendirilir. Personel maliyeti genelde en büyük kalemdir ve gerçek çalışan verisiyle uyumlu olmak zorundadır. Buradaki kural basit: bütçe, iş paketleriyle birebir örtüşmeli. Örtüşmeyen bütçe, en çok soru getiren bölümdür.

Başvuru ve değerlendirme (birkaç ay)

Başvuru çevrimiçi yapılır; ardından hakem değerlendirmesi gelir ve gerekirse firmayla görüşme/ziyaret olur. Bu aşamada en değerli hazırlık, projeyi anlatan kişinin teknik tarafı gerçekten bilmesi. Sunumu pazarlamacı yaparsa hakemin ilk teknik sorusunda iş dağılıyor.

Kabul sonrası: raporlama (proje boyunca)

İşin gerçek ağırlığı burada. Dönemsel teknik raporlar (ne yaptık, hangi belirsizliği çözdük) ve mali raporlar (harcamaların belgeleri) hazırlanır; mali rapor genelde yeminli mali müşavir onayından geçer. Muhasebeni bu sürece en baştan dâhil et — sonradan toparlamak çok daha pahalı.

Bizde işi kolaylaştıran şey, teknik tarafı Kadir ile birlikte yazmış olmamızdı — o yazılım tarafını, ben ürün ve ticari tarafı anlattım. Bir de o dönem TİM-TEB Girişim Evi programındaydık; böyle bir yapının içinde olmanın en somut faydası, aynı süreçten geçmiş insanlara soru sorabilmek. Başvuru metnini tek başına yazan bir kurucu, en çok "bu cümle yeterince Ar-Ge mi" sorusunda tıkanıyor ve o soruyu ancak birinin okuması çözüyor.

Tekrar başvursam neyi farklı yapardım?

  • İş paketlerini daha küçük yazardım. Küçük paket hem hakem için anlaşılır hem raporlama için hayat kurtarıcı. "Bu paketi bitirdik" diyebilmek, "bu paketin %60'ını bitirdik" demekten çok daha rahat bir pozisyon.
  • Mali süreci en baştan muhasebeyle kurgulardım. Harcamaları proje kodlarıyla ayrıştırmak, sonradan fatura ayıklamaktan kat kat ucuz.
  • Başarı ölçütlerini sayıya bağlardım. "İçerik kalitesini artırmak" değil, "insan müdahalesi gerektiren çıktı oranını %40'tan %10'a düşürmek". Hem başvuruda hem raporda işini kolaylaştırır.
  • Projenin ticari hikâyesini abartmazdım. Burası bir yatırımcı sunumu değil; hakem, pazar büyüklüğünden çok teknik belirsizliğe bakıyor. Ticari kısım gerekli ama başrol değil.
  • Danışman tutma kararını daha erken verirdim. İyi bir danışman metni yazmaz, senin yazdığını doğru çerçeveye oturtur — ve bunun bedeli, reddedilen bir başvurunun maliyetinden düşüktür.

Peki bu destek gerçekten değer mi?

Dürüst cevabım: parasal getirisinden çok, yan etkileri için değer. Aldığın hibe önemli, ama bence üç şey daha önemli:

  1. Projeyi yazmak seni netleştiriyor. "Hangi belirsizliği çözüyoruz" sorusuna cevap vermek zorunda kalmak, bir ürün ekibinin yapabileceği en faydalı egzersizlerden biri — desteği almasan bile.
  2. Kurumsal disiplin kazanıyorsun. Dönemsel raporlama, erken aşamadaki bir şirkete zamanla kendiliğinden gelmeyen bir düzeni erkenden kuruyor.
  3. Yatırımcı görüşmelerinde bir doğrulama işlevi görüyor. "TÜBİTAK destekli" ibaresi tek başına yatırım getirmez ama bağımsız bir gözün projeyi teknik olarak değerlendirdiğini gösterir; Postuby'nin sonraki yatırım turlarında bunun bir ağırlığı oldu.

Buna karşılık şunu da söylemeliyim: eğer yaptığın işte gerçek bir teknik belirsizlik yoksa bu programa başvurmak zaman kaybıdır. Hazır araçları birleştirerek iyi bir ürün yapmak son derece değerli bir iştir — ama Ar-Ge değildir ve öyleymiş gibi yazmaya çalışmak hem sana hem değerlendiren kişiye haksızlık.

Özet: aklında kalsın

  • 1507 bir yatırım değil hibe: hisse vermezsin ama Ar-Ge'yi kanıtlar ve her harcamayı belgelersin.
  • Belirleyici soru "ne yapacağız" değil, "hangi teknik belirsizliği çözeceğiz".
  • İş paketlerini küçük yaz — hakem için anlaşılır, raporlama için hayat kurtarıcı.
  • Destek harcamadan sonra gelir; nakit akışını buna göre kur.
  • Gerçek teknik belirsizlik yoksa başvurma — iyi ürün yapmak değerlidir ama Ar-Ge değildir.

Sık sorulanlar

Destek oranı ve üst limit ne kadar?

Bu değerler çağrı dönemine göre güncelleniyor, bu yüzden burada bir rakam yazmak yanıltıcı olur — başvurudan önce tubitak.gov.tr'deki yürürlükteki çağrı metnine bakmalısın. Değişmeyen kısım şu: destek geri ödemesiz, proje giderlerinin belirli bir yüzdesi karşılanıyor ve kalan kısmı sen finanse ediyorsun. Yani öz kaynak ihtiyacın tamamen ortadan kalkmıyor.

Yazılım projeleri kabul ediliyor mu?

Evet, ancak "yazılım geliştirmek" tek başına yeterli değil. Kabul edilen yazılım projelerinin ortak özelliği, mevcut yöntemlerle çözülemeyen bir problemi hedeflemeleri: yeni bir algoritma, yeni bir yöntem, ölçülebilir bir performans sıçraması. Hazır kütüphaneleri birleştirerek uygulama yapmak bu kapsama girmiyor.

Danışman şart mı?

Şart değil, ama ilk başvurunsa faydası yüksek. Danışmanın işi projeyi icat etmek değil, senin gerçekten yaptığın işi programın beklediği çerçeveye oturtmak. Sana "ben yazarım, sen imzala" diyen bir danışmandan uzak dur — raporlama döneminde o metni sen savunacaksın.

Reddedilirsem tekrar başvurabilir miyim?

Evet ve red gerekçesi genelde çok öğreticidir — çoğu zaman "Ar-Ge niteliği yeterince ortaya konmamış" temasında oluyor. Bu geri bildirimle projeyi yeniden çerçevelemek, sıfırdan yeni bir proje yazmaktan daha akıllıca. İkinci başvuruda kabul alan çok firma tanıyorum.

Ne kadar sürede sonuç alınır?

Hazırlık için 4-8 hafta, başvurudan sonuca kadar birkaç ay planlamak gerçekçi. Bu süre çağrı dönemine ve başvuru yoğunluğuna göre değişiyor. Pratik tavsiye: nakit planını sonuca bağlama, projeyi zaten yapacakmış gibi kurgula — destek gelirse hızlanırsın, gelmezse yavaşlarsın ama durmazsın.

Şafak Tozar

Teknoloji girişimcisi. Gurizon'un kurucusu, Postuby'nin (TÜBİTAK 1507 destekli yapay zekâ SaaS) kurucu ortağı ve Antisya Global'in CTO'su.

Bunlar da ilgini çekebilir