Uygulamalı

Prompt Nasıl Yazılır? İyi Bir Prompt'un 6 Bileşeni

Yazan: Şafak Tozar · · 10 dakikalık okuma

Prompt Nasıl Yazılır? İyi Bir Prompt'un 6 Bileşeni

Kısa cevap

İyi bir prompt altı bileşenden oluşur: (1) rol — kimin gözünden yazacağı, (2) görev — tek cümlede ne istediğin, (3) bağlam — kim için, hangi durumda, hangi kısıtlarla, (4) örnek — istediğin çıktıya benzeyen 1-3 gerçek örnek, (5) biçim — uzunluk, yapı, ton, hangi başlıklar, (6) sınır — neyi yapmamasını istiyorsun. Bunların içinde en çok fark yaratan ikisi örnek ve sınırdır; çoğu insan sadece görevi yazar ve sonucu modele bağlar. Pratik kural: prompt'u bir kez iyi yazıp şablon hâline getirmek, her seferinde yeniden yazmaktan hem hızlı hem tutarlıdır. "Prompt mühendisliği" denen şeyin işletme karşılığı budur — sihirli kelimeler değil, tekrar kullanılabilir talimat.

Neden aynı modelden bazıları iyi sonuç alıyor?

Aynı araca abone iki kişiden biri "harika, işimin yarısını yapıyor" derken diğeri "denedim, işe yaramadı" diyor. Aradaki fark neredeyse hiçbir zaman model bilgisi değil; istediğini tarif edebilme becerisi. Yapay zekâ, senin kafandaki standardı bilmiyor — ona anlatmadığın her şeyi ortalamaya göre dolduruyor. Ortalama sonuçtan şikâyet etmenin sebebi de bu.

Bunu en net, bu sitedeki "Nasıl Yapılır?" rehberlerini hazırlarken gördüm. Instagram'da paylaştığım yapay zekâ video efektlerinin prompt'larını oraya olduğu gibi koyuyorum. İlk başta kısa prompt'lar yazıyordum ve sonuç her denemede farklı çıkıyordu. Sonunda işe yarayan prompt'lar hep aynı yapıya sahipti: sahneyi tarif et, hareketi tarif et, kameranın ne yapacağını söyle, neyin DEĞİŞMEMESİ gerektiğini söyle. Son madde her şeyi değiştirdi — çünkü model, tutmasını istediğin şeyi bilmeden serbest kalıyor.

Altı bileşen

Rol — kimin gözünden?

"Sen 10 yıllık bir satış müdürüsün" ya da "deneyimli bir editörsün" gibi tek cümle. Bunun etkisi abartılıyor ama sıfır da değil: rol, hangi kelimeleri ve hangi öncelikleri seçeceğini belirliyor. Kısa tut; üç paragraflık karakter tarifi yazmak gereksiz.

Görev — tek cümlede ne istiyorsun?

"Bu e-postayı iyileştir" değil, "bu e-postayı, geciken ödemeyi ilişkiyi bozmadan hatırlatacak şekilde yeniden yaz". Görev cümlesinde bir fiil ve bir amaç olmalı. Amacı yazmadığında model senin niyetini tahmin ediyor ve genelde yanlış tahmin ediyor.

Bağlam — kim için, hangi durumda?

Alıcı kim, ilişki ne durumda, hangi kısıtlar var. "Üç yıllık müşterimiz, ödemesi ilk kez gecikti, önümüzdeki ay yeni bir proje konuşacağız" cümlesi, çıktının tonunu tamamen değiştiriyor. Bağlam yazmak zaman alıyor gibi görünür ama düzeltme süresinden çok daha kısadır.

Örnek — en güçlü bileşen

Beğendiğin geçmiş çıktılardan 1-3 tanesini yapıştır ve "bunlara benzesin" de. Bu, on paragraflık tarif yazmaktan daha etkili. İşletmede bunun kalıcı hâli şu: her tekrar eden iş için bir "iyi örnek" dosyası tut — teklif, e-posta, ürün metni. O dosya, ekibinin ortak kalite standardı hâline geliyor.

Biçim — çıktı neye benzemeli?

Uzunluk ("en fazla 150 kelime"), yapı ("üç başlık altında, her başlıkta iki cümle"), ton ("resmî ama soğuk değil"). Biçim yazmadığında model kendi varsayılanına düşüyor: orta uzunlukta, madde işaretli, biraz fazla kibar bir metin. Herkesin şikâyet ettiği "yapay zekâ kokusu" büyük ölçüde bu varsayılandan geliyor.

Sınır — neyi YAPMASIN?

En çok atlanan ve en çok işe yarayan bileşen. "Emoji kullanma", "rakam uydurma, bilmiyorsan boş bırak", "özür dileyen bir tona girme", "maddeler hâlinde yazma". Özellikle "bilmiyorsan uydurma, [BİLGİ EKSİK] yaz" talimatı, teklif ve rapor gibi işlerde hata riskini ciddi biçimde düşürüyor.

Altısını da her seferinde yazmak zorunda değilsin. Basit işlerde görev + biçim yeterli. Ama tekrarlayan ve kaliteyi önemsediğin işlerde altısını da yazıp şablona çevir — bir kez yaz, yüz kez kullan.

Kötü prompt, iyi prompt

Kötüİyi
"Bana bir teklif metni yaz.""Ekte üç eski teklifim var; onların tonuyla, bir restoran zinciri için sosyal medya yönetimi teklifi yaz. En fazla 400 kelime, üç başlık: kapsam, süreç, yatırım. Fiyat yazma, oraya [FİYAT] koy."
"Bu toplantıyı özetle.""Bu kayıttan üç bölüm çıkar: (1) alınan kararlar, (2) kime ne görev verildi ve tarihi, (3) çözülmemiş sorular. Kayıtta geçmeyen hiçbir şeyi ekleme; belirsizse 'net değil' yaz."
"Instagram için içerik fikri ver.""Hedef kitlem 30-45 yaş, kendi işini yöneten insanlar. Geçen ay en çok etkileşim alan üç gönderim şunlardı [...]. Bunlara benzeyen 10 Reels fikri ver; her fikirde ilk 3 saniyede ne göründüğünü de yaz. Genel motivasyon içeriği önerme."
"Bu metni düzelt.""Bu metni sadeleştir: cümleleri kısalt, sıfatları azalt, anlamı ve sırayı değiştirme. Kendi cümlelerimi koru, yeniden yazma — sadece fazlalığı at."

Sağ sütundaki prompt'lar uzun görünüyor ama hepsi bir kez yazılıp kaydedilecek metinler. İkinci kullanımda sadece değişkenleri (müşteri adı, sektör, sayı) değiştiriyorsun.

Kopyalayabileceğin dört şablon

Köşeli parantezleri kendi bilgilerinle doldur. Bunlar bende günlük kullanımda olan şablonların sadeleştirilmiş hâli.

  1. TEKLİF TASLAĞI — "Sen [sektör] alanında çalışan deneyimli bir satış müdürüsün. Aşağıdaki üç eski teklifimin tonuyla, [müşteri tipi] için [hizmet] teklifi yaz. Bağlam: [müşteri ne istiyor, hangi sorunu var]. Biçim: en fazla [X] kelime, başlıklar: kapsam / süreç / yatırım / sonraki adım. Sınır: fiyat uydurma, [FİYAT] yaz; süre taahhüdü verme; abartılı sıfat kullanma. Örnekler: [...]"
  2. TOPLANTI NOTU — "Aşağıdaki kayıttan üç bölüm çıkar: alınan kararlar / görevler (kime, ne, ne zaman) / açık sorular. Sınır: kayıtta geçmeyen hiçbir şey ekleme, yorum yapma, belirsiz olanı 'net değil' diye işaretle. Biçim: her bölüm madde listesi, madde başına tek cümle."
  3. MÜŞTERİ YANITI — "Sen benim yerime yazmıyorsun, taslak hazırlıyorsun. Bağlam: [müşteri kim, ilişki geçmişi, ne oldu]. Amaç: [ne elde etmek istiyorsun]. Biçim: en fazla 120 kelime, tek paragraf, samimi ama profesyonel. Sınır: özür dileyen tona girme, taahhüt verme, emoji kullanma."
  4. BELGE ANALİZİ — "Aşağıdaki [sözleşme/şartname] içinde şunları bul: bizim üstlendiğimiz yükümlülükler / cezai şartlar / süreler / belirsiz bırakılmış maddeler. Her bulguda hangi maddeden çıkardığını yaz. Sınır: hukuki tavsiye verme, belgede olmayan bir şey söyleme, emin değilsen 'belirsiz' de."

Gurizon'da bu şablonları kişisel not defterlerinde tutmayı bıraktık; her müşteri için bir "marka sesi" dosyası ve tekrar eden işler için ortak şablonlar tutuyoruz. Sebebi verimlilik değil, tutarlılık: aynı müşteriye üç farklı kişi yazdığında metinlerin aynı ağızdan çıkmış gibi durması gerekiyor. Prompt'u kişiselden kurumsala taşımak, bence bir ekipte yapılabilecek en yüksek getirili küçük değişiklik.

İşe yaramadığında ne yapmalı?

  • Sıfırdan yeniden sorma, düzelt. "Şu iyi oldu, ama ikinci paragraf fazla resmî, onu şu tonda yeniden yaz" demek, yeni bir konuşma açmaktan çok daha hızlı sonuç veriyor.
  • Çıktının nesini beğenmediğini kelimeye dök. "Beğenmedim" bir talimat değil. "Çok genel, sektöre özel detay yok" bir talimat.
  • Örnek ver. Üç deneme sonunda hâlâ olmuyorsa, sorun tarifin değil örneğin eksikliğidir. İstediğine benzeyen bir metni yapıştır.
  • İşi böl. Tek prompt'ta hem araştırma hem yazım hem biçimlendirme isteme; üç adıma ayır. Uzun zincirlerde kalite en çok burada düşüyor.
  • Modeli değiştir. Aynı prompt'u başka bir asistanda dene — bazı iş türlerinde fark gerçekten var. Hangisinin ne işte iyi olduğunu ayrı bir yazıda karşılaştırdım.

Özet: aklında kalsın

  • Kötü çıktının sebebi çoğunlukla model değil, eksik yazılmış istek.
  • En çok fark yaratan iki bileşen: örnek vermek ve neyi yapmaması gerektiğini yazmak.
  • "Bilmiyorsan uydurma, [BİLGİ EKSİK] yaz" talimatı teklif ve raporlarda hata riskini ciddi düşürür.
  • Prompt'u bir kez iyi yaz, şablona çevir; tutarlılık verimlilikten daha değerli.
  • İşe yaramadığında sıfırdan sorma — neyi beğenmediğini söyleyerek düzelt.

Sık sorulanlar

Prompt mühendisliği öğrenmeye değer mi, yoksa modeller bunu gereksiz mi kılacak?

"Sihirli kelimeler" tarafı zaten gereksizleşiyor — modeller kötü yazılmış isteği giderek daha iyi anlıyor. Gereksizleşmeyen taraf şu: ne istediğini net tarif edebilmek. Bu bir prompt becerisi değil, düşünme ve yazma becerisi ve hiçbir model senin adına bunu yapamaz. Öğrenmen gereken şey teknik hile değil, isteğini yazıya dökme disiplini.

Uzun prompt mu iyi, kısa mı?

Uzunluk bir erdem değil; gereksiz uzun prompt'lar modelin dikkatini dağıtıyor. Kural şu: her cümle bir belirsizliği kaldırıyorsa kalsın, kaldırmıyorsa çıkar. "Lütfen çok dikkatli ol ve en iyi şekilde yap" gibi cümleler hiçbir belirsizliği kaldırmıyor — sil.

Türkçe mi İngilizce mi prompt yazmalıyım?

Çıktı Türkçe olacaksa Türkçe yaz — arada çeviri katmanı olmaması metnin doğallığını artırıyor. İstisna: görsel ve video üretim araçları. Onlarda İngilizce prompt hâlâ belirgin biçimde daha isabetli sonuç veriyor; bu sitedeki video rehberlerinde prompt'ları bu yüzden İngilizce paylaşıyorum.

Ekibime prompt yazmayı nasıl öğretirim?

Eğitim düzenleyerek değil, şablon vererek. İki saatlik bir sunumdan sonra kimse pratiğe geçmiyor; ama eline kendi işine ait çalışan bir şablon tutuşturduğunda ertesi gün kullanıyor. Ben şöyle yapıyorum: en sık yapılan üç iş için şablon yazıyorum, ortak bir yere koyuyorum, sonra herkesin kendi işine göre değiştirmesini istiyorum. Öğrenme, kullanırken oluyor.

Şafak Tozar

Teknoloji girişimcisi. Gurizon'un kurucusu, Postuby'nin (TÜBİTAK 1507 destekli yapay zekâ SaaS) kurucu ortağı ve Antisya Global'in CTO'su.

Bunlar da ilgini çekebilir